E-Posta: Şifre: Şifremi Unuttum | Yeni Üyelik
 






TÜRKİYE’DE ÜROLOJİDE UZMANLIK EĞİTİMİ TOPLANTISI İZLENİMLERİ

23 Mayıs 2009 tarihinde Ankara Ürologlar Derneği (AÜD) ve Türkiye ESRU ortak toplantısı Gazi Üniversitesi Hastanesinde gerçekleşti. Ankara ve çevre illerden 30 kadar asistan ve genç uzman katılımcı ile beraber Ankara Ürologlar Derneği ve Türk Üroloji Yeterlilik Kurulu (TÜYK) yönetim kurulu ve üyeleri ve Avrupa Üroloji Board’u (EBU) Türkiye temsilcileri toplantıya katılım sağladılar. Oldukça interaktif bir biçimde düzenlenen toplantıda Türkiye’de asistanların ve genç uzmanların sorunları ayrıntılı olarak ele alındı.

İlk konuşmacı olarak söz alan TÜYK sınav komisyonu başkanı Dr. Serdar Tekgül, ülkemizde 5 yıldır düzenlenen TÜYK yazılı ve sözlü sınavlarındaki ölçme ve değerlendirme kriterleri ile ilgili bilgi verdi. Yazılı sınavın ilk olarak 2004 yılında gerçekleştiği ve oluşturulan soru bankası ile beraber üroloji müfredatındaki konuların ağırlığına uygun olarak soru dağılımı yapıldığı ifade edildi. Soruların 4 alt tipte sınıflandırıldığı ve buna göre; bilgiyi hatırlama, kavrama, uygulama ve klinik değerlendirme kabiliyetlerini ölçen soruların sınav sorularını oluşturduğu belirtildi. TÜYK yazılı sınavını geçenlerin sözlü sınava girmeye hak kazandığı ve 5 yıl içerisinde bu sınavı alabilecekleri hatırlatıldı. Atama ve yükseltme kriterlerinde TÜYK sertifikası gerekliliği oluştuğundan itibaren bu sınava asistanların haricinde üroloji uzmanlarının katılımında da artış olduğu ifade edildi. Sertifikasyon sınavlarının düzenleme aşamalarının en güç sınavlar olduğu, ancak ülkemizde bu standardın kısa sürede yakalanmasının memnuniyet verici olduğu belirtilerek günümüzde TÜYK sınavının Avrupa standardında bir sınav konumuna geldiği belirtildi. Dr. Tekgül, şu anda TÜYK sertifikasını almış 133 üroloji uzmanının bulunduğu ve bu rakamın her sınavda daha da artacağı, asistanların bu sınavlara girmesinin Türk Üroloji eğitiminde standardı arttıracağını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

Dr. Mehmet Baykara’nın çekirdek müfredat ve eğitim kurumlarının değerlendirilmesiyle ilgili ayrıntılı bir sunum yapmasının ardından EBU sınav komisyonu üyesi ve Türkiye temsilcisi Dr. Mete Çek söz aldı. EBU sınavının tarihçesinden kısaca bahsedildikten sonra sınavın formatıyla ilgili genel bilgi verildi. Yapılan çalışmaların sonunda EBU yazılı sınavının diğer bazı Avrupa ülkeleri ile beraber ülkemizde de gerçekleşmeye başladığı, ancak sözlü sınavın yurtdışında bir merkezde yapılmakta olduğu ifade edildi. Sınava ülkemizden katılımın giderek arttığı ancak halen yeterli seviyeye ulaşmadığı belirtildi ve bunun başlıca nedenlerinden birinin sınavın maliyeti oduğu vurgulandı. Klinik içerisinde asistanlara yönelik gerçekleştirilen ‘EBU in service assessment’ sınavına asistanların katılımının standardı arttırmakta önemli olacağı ifade edildi.

Ardından söz alan Dr. Adil Esen, TÜYK eğitim kurumlarının tanımı ve Türkiye’de akreditasyon deneyimlerini anlatan bir konuşma yaptı. Henüz akredite olmuş klinik sayısının yetersiz olduğunu ancak bu sayının arttırılması ile ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Özellikle eğitim ve araştırma hastanelerinden akredite olmuş bir kliniğin henüz olmadığı ve böyle bir başvurunun yapılmadığına vurgu yapıldı.

Bu konuşmanın ardından Türkiye ESRU adına Dr. Cenk Acar, eğitim klinikleri değerlendirme anketinin sonuçlarını sundu. Uluslararası bir makale olarak da yayınlanan bu çalışmada temel olarak eğitim hastaneleri ve üniversite hastanelerinin fiziksel koşulları, eğitimin yeterliliği, kalitesi ve genel özellikleri bildirildi. Aylık gelirin eğitim hastanelerinde belirgin olarak daha yüksek olduğu göze çarparken diğer yandan da asistanların internet, kütüphane gibi bilgi kaynaklarına ulaşımının üniversitelerde daha kolay olduğu vurgulandı. Yapılan vakaların çeşitliliğinin de bildirildiği bu çalışmada genel olarak ise asistanların %70’inin kendi kliniklerinden memnun olduğu ve yeni başlayacak olan asistanlara tavsiye edebileceği sonucu bildirildi. Türkiye’de üroloji eğitimi alan asistanların durumlarını genel hatlarıyla irdeleyen bu çalışmanın sonuçları hem asistanlar hem de eğitimciler açısından oldukça önemli ve düşündürücüydü.

Dr. Haluk Özen atama ve yükseltme kriterleri ile ilgili değerli bilgiler verirken günümüz Türkiye ürolojisinde yaşanan sıkıntılardan da açıkça bahsetti. Hepimizin dersler çıkarması gereken bu konuşmanın ardından tartışma bölümünde atama ve yükseltme kriterleri uygulamalarında günümüzde yaşanan sorunlar ve Avrupa ve Amerikadaki uygulamalarla olan farklılıkları vurgulandı. Bu konuyla ilgili neler yapılması gerektiği panelistler tarafından ayrı ayrı anlatıldıktan sonra toplantının ilk bölümü tamamlandı.

Öğle arasından sonra başlayan toplantının ikinci bölümüne Dr. Ali Ersin Zümrütbaş’ın Doğu ve Güneydoğu’da mecburi hizmet yapan ürologların deneyimlerini paylaştığı bir sunumla başlandı. 2005 – 2008 yılları arasında mecburi hizmet ataması yapılmış olan ürologların doldurmuş olduğu anketin sonuçları paylaşıldı. Mecburi hizmetteki ürologların büyük bir çoğunluğunun kendisini körelmiş hissettiği ve mecburi hizmetin gereksiz olduğunu düşünüyor olması sunumda belirtilen en çarpıcı veriler idi. EAU Resident Office Başkanı ve EUSP komitesi üyesi olan Dr. Tarık Esen konuşmasında EAU’nun sunduğu burs olanaklarından detaylı bir biçimde söz etti. Temel araştırma konularına ayrılmış olan bursların en prestijli burslardan biri olduğunu ancak başvuruların beklentilerin çok altında olduğu belirtildi. Ülkemizden EAU’nun vermiş olduğu tüm burslara ilginin daha da artması gerektiği söylendi.

Ardından Dr. Selçuk Sılay “Nasıl bir teorik eğitim toplantısı istiyoruz?” başlıklı dikkat çekici konuşmasını yaptı. Asistan eğitim toplantılarının nasıl olması gerektiği konusunda örneklerle açıklamalarda bulunuldu ve asistanların paylaşımının arttığı dört değişik model önerildi. Toplantı modellerinin değiştirilmesi gerektiği belirtilirken ayrıca konuşmacı olarak seçilen hocaların kim olduğu ve nerden geldiğine bakılmaksızın iyi hitabet sanatının olması gerektiği ve konuşmacı seçimi yapılırken özellikle bu konuya önem verilmesi gerektiği vurgulandı. İkinci kez söz alan Dr. Serdar Tekgül AÜD’nin 9 yıldır düzenlediği asistan eğitim toplantıları hakkında genel bilgi verdi. Herşeyin zaman ile olgunlaştığı sözünü doğrularcasına ilk toplantılar ile karşılaştırıldığında bugünkü toplantıların çok daha kaliteli olduğu söylendi. Bu motivasyonla bundan sonraki toplantıların da daha verimli geçmesi amacıyla çalışmaya devam edileceği vurgulandı.

“Ürolojide Gri Zon” ve Türkiye ESRU ile ilgili konuşmasını yapmak için Dr. Emre Huri söz aldı. Daha öncede Dr. Ali Ersin Zümrütbaş tarafından mecburi hizmetin sıkıntılarının paylaşıldığı konuşmada da belirtildiği gibi uzmanlığa yeni başlamış bir üroloğun karşısındaki mecburi hizmet sürecinin kişilerin motivasyonunu bozduğu ve bu kişilere destek olunması gerektiği bir kez daha Dr. Emre Huri tarafından vurgulandı. Bu gibi yapılması zorunlu olan hizmetlerden dolayı uzman hekimlerin çalışmaya başladıkları ilk 3 ile 5 yıllık belirsizliklerin olduğu bu döneme “Ürolojide Gri Zon” olarak nitelendirildi. Ardından Türkiye ESRU’nun neler yaptığı ve yapmayı planladığı anlatıldı.

Günün sonunda en çok tartışmanın yaşandığı oturum Dr. Bülent Çetinel moderatörlüğünde tüm hocaların katılımı ile gerçekleşti. Panelin ana tartışma konusu Türkiye ESRU bünyesine alınmış olan ve yeni oluşturulan kavram “Genç Ürologlar” idi. Katılım gösteren hocaların neredeyse tümü “Genç Ürologların” Türkiye ESRU içerisinde temsil edilmesinin doğru olmadığını ve bu düşünceyi savunmadıklarını belirttiler. Ayrıca Türkiye ESRU’nun bu toplantıya mecburi hizmet sıkıntıları ve “Ürolojide Gri Zon” gibi konuları getirmesinden çok memnun kalınmadığı bunun yerine asistanların sıkıntılarını belirten konuşmaların yapılması gerektiği hocalar tarafından belirtildi. Öte yandan Türkiye ESRU yönetim kurulu üyelerinden Dr. Emre Huri, Dr. Murat Binbay ve Dr. Cenk Acar “Genç Ürologların” niye temsil edilmeye çalışıldığı ve hangi mantıktan yola çıkarak bunun yapıldığı konusunda bilgi verebilmek amacıyla söz aldılar. Genç ürolog kavramının Türkiye ESRU ile yeni ortaya çıkmış bir kavram olmadığı, bunun örneklerinin Amerika’da ve Avrupanın pek çok ülkesinde olduğu ve ESRU’nun bu kavramı yönetmeliğine eklemeyi düşündüğü ifade edildi. Yaklaşık 6 saat süren toplantının 2 saati bu konuyu tartışarak geçtiği söylenebilir.

Eski medeniyetlerde tartışmanın felsefesinde iki tarafın öne sürdüğü argümanların sadece bir tanesi mantığa uygun bulunur ve tek doğru seçilirdi. Günümüzde olayları tek doğruya bağlamamak gerektiği ve konuların tüm etkenlerinin göz önünde bulundurulması gerektiği ancak bunun sonucunda birden çok doğru ve yanlışın ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu toplantının sonunda herkes kendisi için yeni doğrular ve yeni yanlışlar elde ederek günü sonlandırdı. Bu tür toplantıların yapılmasının asistan, genç uzmanlar ve eğitimcilerimiz arasında bir köprü oluşturacağı, sorunların çözümlenmesi için uygun bir platform olabileceğini düşünmekteyiz.

Fotoğraflar




22. Ulusal Üroloji Kongresi
Türkiye ESRU kursları
detaylı bilgi



22. Ulusal Üroloji Kongresi
02-06 Mayıs 2012
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
www.uroturk.org.tr


EBU
Eurpoean Board of Urology
http://www.ebu.com/



EAU 7th South Eastern European Meeting (SEEM)
seem2011.uroweb.org
14-15 October 2011 Skopje



European Urology Forum 2012 Challenge the experts
http://davos2012.uroweb.org/
4-7 February 2012, Davos, Switzerland



EAU 2012 Paris
24-28 Şubat 2012, Paris, France
http://www.eauparis2012.org/



9th Meeting of the EAU Section of Oncological Urology (ESOU)
http://esou.uroweb.org/
20-22 April 2012, Hamburg, Germany



AUA 2012 Atlanta
19-24 Mayıs 2012, USA
http://www.aua2012.org/



10th European Urology REsidents Education PRogramme (EUREP)
http://eurep2012.uroweb.org/
31 August - 5 September 2012, Prague, Czech Republic



Monday 15th October 2012 to Friday 19th October 2012 )
http://www.icsoffice.org/Events/ViewEvent.aspx?EventID=134
Beijing, China



Embracing Excellence in Prostate, Bladder and Kidney Cancer
http://emucbarcelona2012.org/
16-18 November 2012 – Barcelona, Spain.