E-Posta: Şifre: Şifremi Unuttum | Yeni Üyelik
 





STOCKHOLM’DE ESRU GÜNÜ IZLENIMLERI

Stockholm’e varış:

Ocak ayında Ankara’da demokratik bir platformda ve arkadaşça gerçekleştirilen Türkiye ESRU genel kurul toplantısında uluslararası iletişim temsilcisi (NCO) seçildikten sonraki ilk ESRU toplantısının yapılacağı Stockholm’e doğru hareket ediyoruz. ‘Avrupanın kuzeyde başkenti Kopenhag’da biter, daha kuzeyde yer alan Stockholm ise soğuk ve yalnızlığın başkentidir’ diyen Oray Eğin’i haklı çıkarırcasına soğuk ve ıssız sokaklardan geçerek otelimize yerleşiyoruz. Taş binaları birbirinden ayıran nehirlerin buz tuttuğu, nobel ödüllerinin dağıtıldığı ve 200 yıldır savaş görmeyen bu şehir, 10.000’e yakın Avrupa üroloji kongresi katılımcılarının gelmesi ile beraber canlılık kazanmaya başlıyor. Açlık ve yorgunluktan bitap düşmüş 5-6 kişilik bir Türk ekibi ile beraber arnavut kaldırımlı taşlardan oluşan bir köprüden geçerek Gamlastan’ın boş ve sessiz sokaklarında kendimize sıcak bir yer arıyoruz. Akşam saat 8’den sonra restoranların çoğunun kapandığını öğrendiğimiz halde bir umutla ilerlerken nihayet açık bir italyan restoranına kendimizi zorla atıyoruz. Sıcak bir çorba içip karnımızı doyurduktan sonra ekip koyu bir sohbete dalarken kendime göre kongrenin planını yapmaya başlıyorum. Aklımda ise ilk gün katılmayı heyecanla beklediğim tek bir konu var; ESRU günü.

ESRU günü:

Avrupa Üroloji kongresinin 2. gününde yaklaşık 160 kadar asistanın katılımıyla 8 saat süren ESRU günü oturumu başladı. Oturum başkanları; ESRU başkanı Andreas Petrolekas ve asistan eğitiminden sorumlu EAU Board üyesi Prof. Dr. Tarık Esen tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Bu organizasyonun başında Türk Üroloji derneği başkanlığı da yapmış olan bir büyüğümüzün bulunması şüphesiz hepimizi gururlandırdı. Açılış konuşmasını Dr. Esen yaptı. Ürolojinin geleceği olarak gördüğü genç asistanlarla beraber olmanın kendisini mutlu ettiğini ve her zaman burada bulunmayı istediğini ifade etti. ESRU’nun EAU ve EBU arasındaki ilişkiyi sağlayan önemli bir organizasyon olduğunu ekleyerek sözü ESRU başkanı Dr. Petrolekas’a bıraktı. 2 yıllık görev süresini tamamlayan Petrolekas bu dönem içerisinde ESRU’nun yaptıklarını ve ileride yapılması planlanan projeleri anlattı. Avrupa üroloji asistan birliğinin ilk olarak 1991’de yapılandığı ve 1999’da ESRU adını alarak daha da kuvvetli bir birlik haline geldiğini söyledi. Toplam 42 ülkeden 3113 üroloji asistanının bulunduğu ve bu birliğin asistanları temsil ettiğini ve her zaman projelere açık bir birlik olduklarını belirtti.

EAU junior üyeliğinin öneminden de bahseden Petrolekas, üyeliğin 50 euro gibi bir ücrete düşürüldüğünü, EAU kongrelerine katılım ücreti ödenmediğini, kongrede başvuru yapan ilk 10 asistana ESU kurslarının ücretsiz olarak sağlandığını ve her yıl Prag’da EBU sınavına hazırlık niteliği taşıyan EUREP kursunun yine son sene asistanlarına ücretsiz olarak sağlandığını ifade etti. Textbook’lara %50’ye varan indirim avantajlarının getirildiğini, geçen yıl Paris’te düzenlenen bir toplantıya 150 kadar asistana maddi destek sağlandığını da ekleyerek bu avantajların ve ayrıcalıkların daha da artarak devam edeceğini belirtti.

Türkiye ESRU’nun bu sene genel kurul toplantısında oybirliği ile genç ürologların da derneğe katılımını kabul ettiği ve bu koşulu ESRU’ya önerdiği üzere, Petrolekas’ın da aynı katılımı amaçlandığını ifade etmesi, bizler tarafından Türkiye ESRU’nun bir model oluşturduğunu gösteren ilgi çekici anlardan biriydi. Bu görüş avrupanın diğer ülkelerindeki asistanlar tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılandı.

İnternet sitesinde yapılacak olan yeniliklerden ve hazırlanması planlanan sorgulama ölçütlerinden de bahsedildikten sonra ESRU’nun 10. yılında ilk defa hazırlanmış olan ESRU standına herkes davet edildi.

ESRU başkanı konuşmasını tamamladıktan sonra bilimsel programa geçildi ve ilk konuşmayı Atina üniversitesinden Prof. Dr. Mitropoulos yaptı. BPH’ya farklı bir bakış açısı sergileyerek konuşmasını ilgi çekici hale getiren Mitropoulos, prostatın anatomisinden, hormonların BPH gelişmesine olan etkilerinden ve mevcut tedavi seçeneklerinden bahsetti. 5-alfa redüktaz inh.lerinin (5ARİ) prostatı küçülttüğü, alfa blokörlerin ise prostatı gevşettiği ifade edildi. 5ARİ’nin VEGF ekspresyonunu düşürerek anjiyogenezi azalttığını, mikrodamar dansitesinin de azalarak prostatik üretraya bağlı oluşan kanamaların engellenebileceği belirtildi. Metabolik sendrom ve BPH ilişkisine dikkat çeken konuşmacı ‘BPH’da semptomları mı yoksa hastalığı mı tedavi etmeliyiz?’ sorusunun herkes tarafından düşünülmesi gerektiğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.

İkinci olarak bilimsel konuşmasını yapmak üzere yeniden Dr. Tarık Esen davet edildi. Bu bölümde üriner sistem taş hastalığı, vaka örnekleri eşliğinde anlatıldı. IVP çekimi esnasında meydana gelen spontan forniks rüptürlü bir olguya yaklaşım interaktif bir şekilde tartışıldı. Nadir görülen bir durum olması nedeniyle hepimizi ters köşeye yatıran bu olgu toplantının unutulmaz anlarından biriydi. Medikal tedaviye dirençli sistin taşları ve hiperkalsemik bir hastada bilateral staghorn kalküle yaklaşım gibi zor vakaları keyifli bir şekilde anlatan Dr. Esen, katılımcıların beğenisini topladı.

Ardından Avrupadaki üroloji asistanlarının eğitimini, vaka sayılarını ve memnuniyetlerini irdeleyen bir çalışmanın ön sonuçları, ESRU başkanı tarafından ayrıntılı olarak anlatıldı. İyice acıkmaya başladığımı hissettiğim bu anlarda Petrolekas’ın ‘Training is not a gift, it is a right’ cümlesi hatırladığım son cümle oldu. Başkanın bu cümleyi Türkiye’de okuyan bir üniversite öğrencisinden öğrendiği düşüncesi de aklıma gelmedi değil tabi. Bu durumu baklavanın Yunanistan’ın yerel tatlısı olduğu ‘gerçeği’ ile analog kurmakta da pek zorlanmadığımı ifade etmeliyim.

Baklava börek derken öğle yemeğini tamamlayan katılımcılar, tatlı niyetine (!) infertilite konusunu Prof. Dr. Dohle Gert’ten dinlemek üzere yerlerini aldılar. Varikosel ile ilgili literatürde birçok çalışma bulunmasına rağmen kanıta dayalı ve randomize çalışmaların azlığından yakınan Dr. Gert, varikoselektominin infertilite tedavisindeki önemini anlattı. Kriptoorşidizm öyküsü olan hastalarda mikrokalsifikasyon tespit edildiği takdirde bu duruma CIS’ın eşlik edebileceği ve malignite açısından araştırma yapılması gerektiği ortaya konuldu. Ayrıca paternite oranları normal populasyonda %94, unilateral kriptorşidizm öyküsü olanlarda %89 ve bilateral kriptoorşidizm öyküsü olanlarda %35-53 arasında olduğu belirtildi.

İnfertilite konusu tamamlandıktan sonra kadın ürolojisi ile ilgili bir konu anlatmak üzere Portekiz’den Prof. Dr. Paulo Diniz Oliveira kürsüye davet edildi. İnkontinans tedavisinde artık çok popüler bir hale gelen askı ameliyatlarına alternatif olabileceği düşünülen ‘mini-slingler’ ve bunların pratikte kullanımı adlı konuşma dinleyicilerden beğeni topladı. Dr. Oliveira; Burch kolposüspansiyonu, TVT ve TOT’un birçok merkez tarafından başarıyla uygulandığını, ancak bildirilen komplikasyon sonuçlarının farklılık gösterdiğini ifade etti. Mini-slinglerin henüz kullanımı çok yaygın olmamasına rağmen seçilmiş hastalarda kullanılması gerektiği ve yeni sonuçlar rapor edildiği takdirde askı ameliyatlarına bir alternatif olabileceği bildirildi. Mini-slinglerin avantajları şu şekilde sınıflandırıldı; 1. daha az invaziv, 2. daha az anestezi, 3. daha az ağrı 4. daha az disseksiyon, 5. uygulanabilirliğin kolaylığı. Özellikle TOT ameliyatlarından sonra ağrının %16’lara vardığına dikkat çeken konuşmacı ağrı komponentinin mini-slingler ile minimuma indirileceğini ve ameliyat süresinin ise 8 dakikaya ineceğini ifade etti. Mini-arc uygulanan 43 inkontinanslı kadın hastada başarının 8 aylık takipte %93 olduğu ve hiçbir major komplikasyonun izlenmediğini kendi klinik deneyimlerinde gördüklerini ifade etti.

Kadın ürolojisi tamamlandıktan sonra İspanya’dan Prof. Dr. Joan Palou Redorta, ‘sistektomi sonrası üst üriner trakt’ adlı konuşmasını yaptı. Operasyon sonrası takiplerde %4,5 oranında üst üriner sistemde tümör görülebileceği ve bu durumun ürologlar tarafından gözden kaçırılmaması gerektiği ifade edildi. Üreteroileal stenozların önemi ve tedavi zorluklarından da altı çizilerek ve örnekler verilerek bahsedildi.

Bilimsel konu anlatımları bu şekilde tamamlandıktan sonra herkesin soru sormak ve bilgi almak için can attığı Avrupa Üroloji Board’u (EBU) başkanı Dr. Marianne Brehmer, sınavlar başta olmak üzere birçok konuya açıklık getirdi. EBU’nun 30 ülkeyi kapsadığı ve her ülkeden 2 delege ile temsil edildiği söylendi. Kuruluşun amacının Avrupa’da eğitim kalitesini arttırmak olduğunu ifade eden başkan bunu nasıl hedeflediklerini ise şöyle sıraladı; 1. sertifikasyon, 2. Avrupa standart CV’si, 3. Asistanlar için hazırlanan Avrupa log-book 4. In-service assesment sınavları ve 5. EBU sınavı.

Sertifikasyonun her üroloji servisi için yapılması gerektiği ve bunun bir saygınlık ve standart ölçüsü olduğu, bu değerlendirmeyi dünyanın dikkate aldığı ifade edildi. Eğitimin durumu, kliniğin bütün kadrolu çalışanları, operasyon sayıları, klinik ve teorik yeterliliğin kapsamlı olarak değerlendirilmesi sonucunda sertifikasyon kararı verildiği ayrıca ziyaret edilen yerin özellikleri ve ayrı ayrı personellerle yapılan konuşmaların da kararlarında belirleyici olduğu ifade edildi. Sertifika verilmesi planlanan bir üroloji kliniğinde ise olmazsa olmaz kriterler şöyle sıralandı; vakaların çeşitliliği, en az 2 farklı üst ihtisas yapmış uzmanın bulunması, etkinlik alanlarının çeşitli olması, araştırma yapılan bir klinik olması ve fellowship programı bulunması. Bu kriterleri sağlayan Avrupada 50 kliniğe sertifika verildiği ve bu sayının hızla artmakta olduğu ifade edildi.

Avrupa üroloji burs programına da açıklık getiren EBU başkanı Brehmer, internette belirlenmiş olan kriterlere uyan başvuru sahiplerine 6 hafta, 3 ay, 1 sene ve 1+1 sene olabilecek şekilde aylık 4000£’ya varan burslar verilebileceğini ve başvuruların www.uroweb.org adresinden yapılabileceği belirtildi. Ayrıca başvuruların yılda iki kez olmak üzere 1 Kasım ve 1 Mayıs tarihlerine kadar yapılabileceği de eklendi.

EBU hakkında geniş ve kapsamlı olarak hazırlanmış bu konuşmanın ardından akşama doğru yine ilgi çekici ve hararetli olarak nitelendirilebilecek kabus oturumu ‘nightmare session’ bölümüne geçildi. Dr. Marberger ve Grenabonun başkanlığını yaptığı bu oturumda Rusya ve İtalya’dan asistanların hazırladığı ilginç vakalar, adım adım oturum başkanlarına soruldu. Gerçekten asistanların çok iyi hazırlık yapması gereken bu oturumda başkanların sordukları sorular da asistanları bir hayli terletti. Oturum sonlandığında ben de diğer katılımcılar gibi oturumun adının neden kabus konulduğu ile ilgili ikna olduğumu söylemeliyim.

Yorucu fakat bir o kadar da doyurucu geçen ESRU günü Francesco Montorsi’nin de bulunduğu ödül töreni ile sona erdi. 8 saat süren zorlu bir maraton sonrası asistanlar ve hocalar hep beraber ESRU gecesine katılmak üzere otobüslerle kongre merkezinden ayrıldılar.

ESRU gecesi:

Kongre merkezinden hep beraber ayrıldıktan sonra ESRU gecesinin yapılacağı yere doğru giderken kafam o kadar dolmuştu ki arkadaşların yaptıkları şakalara bile gülemez hale geldiğimi farkettim. Restorana varıp yemek yedikten sonra ancak kendime geldiğimde kendimi Türk arkadaşlarla beraber, Tarık Esen ve Abrahamsson ile karşılıklı otururken buldum. Keyifli bir yemek ve keyifli bir sohbet ile sonlanan bu gece ile beraber ESRU gününü dolu dolu tamamlamış olduk.

Fotoğraflar






22. Ulusal Üroloji Kongresi
Türkiye ESRU kursları
detaylı bilgi



22. Ulusal Üroloji Kongresi
02-06 Mayıs 2012
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
www.uroturk.org.tr


EBU
Eurpoean Board of Urology
http://www.ebu.com/



EAU 7th South Eastern European Meeting (SEEM)
seem2011.uroweb.org
14-15 October 2011 Skopje



European Urology Forum 2012 Challenge the experts
http://davos2012.uroweb.org/
4-7 February 2012, Davos, Switzerland



EAU 2012 Paris
24-28 Şubat 2012, Paris, France
http://www.eauparis2012.org/



9th Meeting of the EAU Section of Oncological Urology (ESOU)
http://esou.uroweb.org/
20-22 April 2012, Hamburg, Germany



AUA 2012 Atlanta
19-24 Mayıs 2012, USA
http://www.aua2012.org/



10th European Urology REsidents Education PRogramme (EUREP)
http://eurep2012.uroweb.org/
31 August - 5 September 2012, Prague, Czech Republic



Monday 15th October 2012 to Friday 19th October 2012 )
http://www.icsoffice.org/Events/ViewEvent.aspx?EventID=134
Beijing, China



Embracing Excellence in Prostate, Bladder and Kidney Cancer
http://emucbarcelona2012.org/
16-18 November 2012 – Barcelona, Spain.